2.Sezon için yorumlar

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından scigilte Bir 16/9/2008, 23:58

Emre kardeşim selam, dediklerine aynen, kelimesi kelimesine katılıyorum, gözlerim benim de hep görünmeyenleri aradı bu bölümde de, halbuki onlar diziye bence gökkuşağı görüntüsünde bir tat veriyorlar. İleriki bölümlerde özellikle Cabbar efendiyi, sonra da Meryem, kızancıklar ve Hatice'yi görmek istiyorum.

_________________

scigilte
Asistan
Asistan

Mesaj Sayısı: 12
Yaş: 36
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 19/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 22/9/2008, 22:49

Aksiyon, aksiyon, aksiyon....

Bu bölüm böyle özetlenebilir. Ama güzel kurgulanmış, tık nefes izledim valla. Senaryo şu aralar Mustafa-Vahide-Ahmet Ekrem-Dilaver-Abdül arasındaki meseleler üzerine ilerliyor ama böyle ciddi sorunlar varken mecburen bunu çözümlemeden diğerlerine yer ayıramıyorlar. Ama dizinin sonunda Alex'in dönüşü yeni bir açılım. Ramiz Amca Paşa ile konuşup işi çözümlerse Alex diğer bölüm Zarife'yi istemek üzere gelebilir, tabii Alex'in başına bir şey gelmez ise.....

Aksiyon dışında Namık&Nevreste ile hafiften komedi yaratılmış, neticede üstüne düşülen Abdül'ün vurulma meselesinden birinci derecede etkilenen kişiler değil Namık ile Nevreste. Arada Dimitri'nin de iyileşmesini izliyoruz, o cephe de karışık. Gerçek elbet anlaşılacak ve o zaman kimbilir neler olacak?

Dizinin gelecek vaad eden sahnesi ise Petrus ile Terzi Nikola sahnesi. Gerçekten güzel açılımlar bunlar, ne acı ki günümüzde de yaşadıklarımızın çok farklı olduğu söylenemez. Bu sahneler çoğalmalı ve siyasi konular da ağırlık kazanmalı. Sırf bu açılımlar için bile bu bölümü beğendim diyebilirim.

Ana meseleye gelince, Ramiz Amca'nın Paşa'yı ikna etmesinden başka bir yol gelmiyor aklıma. Vahide elbet sorgulama sırasında agresif davranacak ve Abdül'e dair ne varsa anlatacaktır. Başka türlüsü karanlık, bu mesele bitse İstanbul meselesi var. Yani V&M hala karanlık, hem de alacakaranlık......Sad

Hatice'nin eksikliği büyük ihtimal vizyona giren filmi ile ilgili olsa gerek. Diğer bölümde onu da görürüz gibime geliyor. Hüsmen'i çok özlediğimi de söylemem gerek.

Bir mahkeme sahnesi daha göreceğiz anlaşılan. Mazhar Paşa'nın tutumu kilit nokta olacak şüphesiz.

En büyük eleştiri ise Alex'in yürümesi. Yani maşallah diyelim, Üsküp-Manastır-İşkodra arası sanki Üsküdar-Kadıköy-Taksim gibi. Yürünmesi mümkün olmayan, haftalar sürecek yolculuklar yürümeyle bitiyor. Üsküp-Manastır arası bile azami 100km. Buralar çok mantıksız maalesef, bu hatalar yakışmıyor dizimize.......Smile

_________________

Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı: 147
Yaş: 24
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 22/9/2008, 23:58

Her karakterin hikayesini izlemek ayrı zevk ama şunu söylemem gerek. Bu dizinin kanımca en önemli sahnelerinden biri bugünkü Nikola ile Petrus'un sahnesiydi. Bu sahneler çoğalmalı. Bütün karakterler güzel. Vahide Mustafa'ya kavuşunca seviniyoruz, Alex Zarifesinden ayrılınca üzülüyoruz. Ramiz Amca ile Hasan'a gülüyoruz, Namık ile Nevreste'de eğleniyoruz....vs. Ama biliyoruz ki bunlar gerçek değil, gerçekmiş gibi izliyoruz. Ama çetecilerin yaptıkları, Petrus ile Nikola'nın bugünkü sahnesi, savaş sahneleri....vs, bunlar maalesef gerçek. Asıl gerçekler bunlar bence. O sebepten bugünkü bölüm beni sevindirdi. Kaç bölümdür gerçeklerden kopan dizi bugün yeniden gerçekleri incelemeye başladı, devamının gelmesi ümidiyle.......Smile

_________________

Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı: 147
Yaş: 24
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından Recchie Bir 23/9/2008, 19:16

OL MU YOOOR OL MU YOOOR

böyle bir şarkı vardı , bu sezon dizinin hali böyle açıkçası ,biz ki bu dizinin senaryo bütünlüğü,anlattıkları ,ifade ettikleri için yeri gelmiş kavga vermiş insanız ,toz kondurmamak için hiç işimiz değilken mücadele vermişiz ,bunları söylemek zul geliyor ama ne yazık ki ol mu yor.....
Ne oldu bunlara yahu,bu nasıl bir vurdum duymazlık,nasıl bir pişkinlik,nasıl bir rahatlık,tamam herşeye varız ,gösterilen emeğe,çok iyi oyunculuklara,şartların zorluğuna her hafta ,90 dk dizi çekmenin meşakkatine hepsine hem de hepsine saygımız çok,emin olun sulu zırtlak aşk ilişkileri,onun kaşı bunun gözü,öbürünün saçı umrumuzda da değil,olmadı da hiç ama.....
Nereden tutalım anlamadım gitti,2 ay önce karşımıza Savaş Nazırı olarak çıkarılan paşa tenzili rütbe ile Manastır valisinin emrine girmiş 1 kıta askerle Mahkum teslim alıyor(Başka kimse yok mu yahuuu,huuuuu yönetmenim,Muammer bey, Figürasyon kıtlığına kıran mı girdi?),Nereden teslim alıyor Pürsıçan ,nereye götürecek Manastıra niye ?..... niye ? olayın(Abdül ün vurulması) oluş mahalli Pürsıçan, niçin Manastır a götürüyorsun adamı,dava görülecekse bile Pürsıçan da görülmeli (Aleks ve Zarife nin kaçma olayını hatırlayın Manastır da yakalanıp olayın oluş mahalli ne Pürsıçan a gönderilmişlerdi) ,Teslim alacağın adam kim Yüzbaşı Ahmet Ekrem ,Nerede görevli Manastır Askeri İdadisin de(hoş bu da ayrı bir muamma ,adam Vahide ve Sütçü ailesinden den sorumlu Yüzbaşı Sen nasıl askersin,senin görevin yok mu,amirin yok mu ,işin yok mu,nerdesin diye kimse sormaz mı) demek ki yakalamayı kim yapacak İdadi komutanlığı,durum ne ?Paşa emir veriyor bir subay ve bir kıta asker yakalamaya geliyor,sonra sonrası daha da komik Subay olan eski Savaş nazırı diyor ki " yüzbaşı serbestsin biz Vahideyi yakalıyacaz" neye göre serbestsin,hani belge ,hani karar, adam zanlı suçu ben işledim diye itiraf ediyor yok sen serbestsin
Vahide tutuklanacak peki ,güzel tutuklamayı yapması gereken kişi (Kaymakam Dilaver) tutuklamayı yapacak sonra sevk evrakı gelecek ve sevk edilecek (Niyeyse?)
bir bölük asker ,,İstikamet Sütçü nün evi marş marş,yahu olmaz, olmaz Hukuk ayaklar altında,Töre ayaklar altında,Askerlik Nizamı ayaklar altında, bu mu ???
Yapmayın yahu ,rica ederim yapmayın,bunlar da gözden kaçabilecek hatalar değil Bu dizinin Danışmanı na ne oldu? Sn Karakoyunlu yok mu?Senaryo araştırma görevlisi ne iş yapar????????

Kaymakmlık makamı ,oyuncak oldu, kolluk kuvveti karakalpaklı çetesine dönüştü,bütün bunlar yetmiyor Cezmi komutan Mustafa dan talimat alıyor ya bu nedir???
" yollar yürümekle aşınmaz" lafı bana evvelden bir başka zatı hatırlatırdı ,şimdi aklıma Aleksander Makedonski geliyor " (1897 senesinin soyadlı yiğidi),İşkodra ,Üsküp,Pürsıçan arasının yürüyen aslanı,yürüyor ,yürüyor mesafeler takribi 300 350 km,adam yürüyor, ne bir eşek ,ne bir katır,ne bir kağnı, yürüyor aslanlar gibi
hey anam hey,
Aleks efendi İşkodra kaymakamlığında, Aleks kaymakam a Kaymakam bey diyor,muhtar Kaymakam efendi diyor.... Aleks Üsküp Kaymakamlığında yanındaki bayan Muallime Kaymakam efendi,diyor,Aleks Kaymakam bey diyor
Bey ler Efendi ler havada uçuşuyor,hitap tarzı belli değil,bütün Kaymakamlar makamında oturuyor ,bizim ki Sütçü kulübesinden Nahiye yönetiyor,Aleks bayan muallime yi uğurluyor"Hayırlı günler" ardından bir tokalaşma,ne tokalaşması kardeşim nerdeyiz,hangi senedeyiz ,orası neresi????? ooooffff çıldıracam
D iğer hataları es geçiyorum,Hatice yi,Mustafa nın Pansuman a öğlen başlayıp gece karanlığında bitirmesini, Bir acayip Mustafa,yakında acaba Mustafa Namık yerine Mustafa Kadir adını alabilir mi ? diye düşünüyorum,önüne gelene fırça atıyor ,emir veriyor, Zamanında adalete güvenmek lazım diyen Mustafa şimdi karakalpak çetesi eşliğinde adam kaçıracak, Aloooo sesim geliyor mu?????
Girit meselesi ortada yok,Padişah yok ,İttihat ve terakki mi ? Vatanı kurtarıyor elbirliğiyle ,Hadi canım ,olmaz yahu bu kadar ,bu nasıl bir Tarih ???????
Bu gidiş ,,gidiş değil, yazık olacak bu kadar emeğe,böyle giderse ,ve böyle giderse Ratinglerde A/B nin düştüğünü totalin arttığını izleyebiliriz

Allahtan bu sefer unutmadılar askerler verielen emirler genelde doğruydu Rahat,Hazrol,dikkat falan hiç değilse bunlar vardı

Recchie
Admin
Admin

Mesaj Sayısı: 127
Yaş: 39
Kayıt tarihi: 14/05/08

Kullanıcı profilini gör http://trumeli.forumv.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 23/9/2008, 23:25

Açıkçası diziyi izlerken hatalara bu kaa dikkat etmemiştim. Alex'in durumu, Mustafa'nın herkese emir yağdırması dikkatimi çekmişti. Daha ne hatalar varmış gerçekten, ikinci kez daha izleyemediğim için çoğunu tespit edemedim. Gerçi bazı hataları bilgi noksanlığından da yakalayamazdım ben, ama Ersan Abim'den kaçmaz işte.....Smile

Düzelmesi umuduyla.......Smile

_________________

Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı: 147
Yaş: 24
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 29/9/2008, 23:08

41. bölümü de geride bıraktık.

Açıkçası beğendim desem de yalan olur beğenmedim desem de. Başları kötü sonları iyiydi demek en doğrusu galiba.

Öncelikle çok fazla eski sahne vermek iyi değil, geri dönüşler olabilir ama fazlası zarar.....Smile

Aklımda kalan en önemli sahneler şunlar. Bir, Fatma Ana'nın isyanı, tek kelime ile muhteşem bir performans izlediğimizi düşünüyorum. Bütün dertlerin üst üste gelmesinden sonra bir ananın patlamasıydı ve gerçekten çok etkileyiciydi. Şebnem Hanım'a bravo. İkincisi eski türk filmlerini de andırsa Mustafa'nın Vahide'ye sarıldıktan sonra hışımla kalkıp gidişi. Ne biliyim, çoğunluğun aksine böyle aksiyonları severim. Hafiften Deli Yürek tarzı, deli dolu....Smile Yani izlemesi zevkli. Tolgahan Bey'e de jönlük yakışıyor valla bence. Üçüncüsü de son sahne, herkesin birbirine sarılması ve mutluluk tablosu. Bu sahneler güzeldi. İç acıtan ama bir o kadar da gerçek olan Nikola ve Petrus sahnesi ise çok önemli. Bunlar mutlaka dizide yer almalı.

Namık&Nevreste çok hoş cidden. Namık'ın odun kırma sahnesi beni benden aldı. Nevreste'nin Namık'a yaklaşırken yakalanmaları da güzeldi, izlemesi eğlenceli gerçekten.....Smile

Fatma Ana patladı bu bölüm, kadın ne yapsın, herşey üst üste geldi. Zarife de patladı, o da insan sonuçta. Bu tablonun oluşacağı az çok belliydi. Ama yine yumuşayacaklardır, zaman lazım....Smile Alex'in de bundan sonra nasıl davranacağını göreceğiz, artık olaylar Alex-Zarife cephesine kayacak gibi görünüyor. Hatice'nin de dönüşüne sevindim, anlattığı hikaye de güzeldi. Dizi sonlara doğru iyice güzelleşti.

Vahide'nin olayının da yatışması iyi oldu. Bu sahnelerde bana yine mantık hataları var gibi geldi. Ersan Abim daha iyi açıklayacaktır ama Ramiz'in yemeği basması, Vahide'nin birden salınması, Mustafa'nın yaptığından sonra hiç ceza görmemesi......vs. Sonuçtan memnunum, olay uzamadı, güzel bitti ama mantıklı oldu mu, orası tartışılır işte.

Dimitri ve Abdül uykudalar, uyanınca neler olacak göreceğiz. Bayrağı şimdi Nikola ve Petrus devraldı.

Herkese iyi akşamlar

_________________

Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı: 147
Yaş: 24
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2.Sezon için yorumlar

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 6/10/2008, 23:12

42. bölüm yorumuna gelelim.

Haraketli ve aksiyonu bol bir bölümdü yine. Her zamanki gibi beğendim diyebilirim. Ama bundan sonra herşey daha hareketli olacak gibi, final çok fenaydı valla...Smile

Beklenildiği gibi Zarife ve Alex ağırlıklı bir bölümdü. Alex'in kararlı tutumuna rağmen olayların yatışmaması dönemin özelliklerinden kaynaklanıyor. Yazın İlber Ortaylı'nın "Batılılaşma Yolunda" adlı kitabını okumuştum. Orada Tanzimat dönemi ile ilgili makaleler vardı. Kütüphaneden kitabı bulabilirsem bu olay hakkında ufak bir iki şey yazmaya çalışacağım. Beklenildiği gibi herşeyin çat diye çözülememesi ve yaşanılan hüzün bu bölümün özetiydi sanırım. Ayrıca küçük Zarife'ye çok üzüldüm, kızcağız Alex'i umutla beklerken başka bir aile kıza talip oldu. Belki iyi bir aile ama gönül başka türlüsünü istiyor.

Vahide-Mustafa beklemede. Mustafa'nın izin süresinin yaklaşması işi dramatik boyuta sürükleyecek gibi duruyor. Bu açıdan çıkmaz halen devam etmekte ve olay nasıl durulur onu zaman gösterecek.

Namık'ın kadın kıyafetleri giydiği sahne beni bayağı güldürdü. Fatma ile Ramiz'in Zarife'ye takındıkları sert tutum dönem koşulları içerisinde çok normal, hoşumuza gitmese de bu böyle. Üstelik Alex ile Zarife ilişkisinin işlenmesinden memnun kalmayacak kitle her zaman olacaktır, bunu bir kere kesin olarak bir taraflara yazalım. İkisinin sonu nasıl biterse bitsin bu sondan memnun olmayanlar olacak, çok hassas dinamikler söz konusu.

Nikola ortalığı fena karıştırmaya başladı. Paranın getirdiği nüfuzu sonuna kadar kullanıyor. Cabbar Efendi'yi ve müslümanları zor günler bekliyor. Recchie Abicim, Rumeli'yi karıştıracak adamın senin eski bir arkadaşın olacağını hangimiz bilebilirdik? Smile Smile Nikola'yı görünce nefret mi ediyorsun yoksa eski bir arkadaşı mı hatırlıyorsun? Senin için karışık bir duygu olmalı.....Smile Smile Yaşananların bu şekilde anlatılmaya başlanmasından memnunum, içimizi acıtsa da izlemeliyiz bu sahneleri.

Ahmet Ekrem şükür ki görevini hatırladı ve kendisine uygun bir görev verildi, üstelik İttihatçı örgütlenmesini gerçekleştirmesi emredildi. Bir de Resneli Niyazi adını duyduk ki bu ileride Atatürk ve Enver Paşa'nın da adını duyacağımız manasına gelir. Çok güzel ama, amasını zaten aşağıda belirteceğim.

Şimdi eksiler:

1. İyi güzel, Ahmet Ekrem'e halkı çetecilere karşı eğitmesi ve hürriyet hareketlerini yayması emredildi. Ayrıca Resneli Niyazi anıldı, onu da görme ümidi doğdu. Buraya kadar süper ama sormak lazım şimdi:

Biz hangi yıldayız? 1897. Peki bu yılda İttihat ve Terakki Rumeli'de güçlü mü? Cılız da olsa Manastır'da ve Selanik'te kıpırdanmalar var, çoğunluk da Avrupa'da. Savaş sonrası cemiyet zor durumda kalıyor mu? Evet. Bir parçalanma söz konusu mu? Evet. Peki bu izlediğimiz ne? Eğer 1903'ten sonrasını dizide izliyor olsak tamam da bu işte bir terslik yok mu? Bırakın büyümeyi küçülmeyi engellemesi gerekmiyor mu İttihat ve Terakki'nin bu zamanlarda?

2. Yine aynı oyuncu farklı rollerde. Alex'in Üsküp'te konuştuğu kaymakam şimdi küçük Zarife'yi evlatlık almaya niyetlenmiş. Oyuncu eksikliği olabilir ama her bölüm de eski yüzleri farklı rollerde görünce bünye bir acayip oluyor.

3. Cabbar Efendi dükkanı açarken ezan okunuyordu. Acaba hangi vakit idi? Sabah ezanı en mantıklısı ama her taraf aydınlıktı, yani sabah namazı vakti olamaz. Bayram sabahı bayramlaşmadan önce olduğu için öğlen de olmaz, zaten gördüğümüz sahne öğlen de değildi. Yani hava aydınlandıktan sonra bayram namazından önce ezan duyduk, ama bayram namazında önce ezan okunmaz.

Hasan'ın karısını işe yollamasını ve Sarı Gelin türküsünü bir köylünün ağzından duymamızı es geçiyorum. Biri komiklik adına yapılmış bir sahne diğeri de hikayesi çok çetrefilli bir türkü. Onlar da kalıversin.

Beğenmedim demiyorum. Bu sezonki bölümlerde çok fazla hata batmaya başladı gözümüze ama hiçbiri için yine de beğenmedim demek dilime varmıyor. Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık. Sadece bazı konulara biraz daha dikkat ve özen, hepsi bu.

Sağlıcakla.

_________________

Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı: 147
Yaş: 24
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz