1878 Berlin Ant. Sonrası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

1878 Berlin Ant. Sonrası

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 11/7/2008, 21:07

Malum ki Rumeli Tarihimizde çok kritik bir dönüm noktası olan 93 Rus Harbi'nden sonra imzalanan Ayestefanos ve onun İngiltere tarafından Rus egemenliğini kırpan hali olan Berlin Antlaşması günümüze kadar süren bazı sorunların temelini teşkil eden antlaşmalardır. Aynı zamanda bu antlaşma siyasi tarihimizde de yeni açılımlara sebebiyet vermiştir. 19. yüzyıl boyunca Rusların Balkanlara inmesini kendisi için bir tehlike gören İngiltere, Osmanlıları yeri geldiğince desteklemiştir. Biz de Batılılışma sürecini yaşadığımız sözü geçen dönemde dış politikada daha çok bu şekilde bir denge politikası izlemeyi uygun bulduk. 1856 Kırım Savaşı bunun en canlı örneğidir. İngiltere kendi romantizmine hitap eden Yunan İsyanı dışında ülke çıkarları gereği bu antlaşmaya kadar bizden yana olmuş ve toprak bütünlüğümüzü korumayı görev edinmiştir. Aynı şekilde Balkan uluslarının milliyetçiliğini de Rusya kadar desteklememiş, Yunanistan hariç, bize karşı hasmane bir tavır içinde olmamıştır. Ancak ne olmuştur da bu İngiltere Berlin Antlaşması ile bu kararından vazgeçmiştir? Resmi tarihin bu konudaki cevabı beni yeterince tatmin etmediği için konuyu size de sormak istedim.

Şimdi İngiltere'de genelde muhafazakar hükümetler yukarıda belirttiğim politikayı gütmüş ve güçlenen Rusya'ya karşı bizi destekleyen adımlar atmışlardır. Ancak İngiltere'deki liberaller ise bu şekilde düşünmemektedir. Liberallerin bize bakışları daha despotiktir ve liberaller Balkan milliyetçiliğini desteklemektedir. Hatta liberaller muhafazakar hükümetin başbakanını Osmanlıcı tutumundan dolayı "Yahudi" diye suçlayıp protesto etmişlerdir. Acaba dış politikadaki değişim bu şekildeki bir ideolojik anlayıştan mı ileri gelmektedir?

Diğer bir bakış açısı da şu. Bu antlaşmayı izleyen süreçte Avrupa'nın siyasi haritasında ciddi değişiklikler söz konusudur. Birliklerini tamamlayan Almanya (Prusya) ve İtalya geç kaldıkları sömürgecilik yarışında pay kapmak için hızla büyümektedir. Bu dönemler Birinci Dünya Savaşı'nın temellerinin atıldığı dönemlerdir zaten. Bu şekilde bakıldığında İngiltere yanı başındaki Alman tehlikesine karşı mı bizden vazgeçmiştir? Almanlara karşı Rusları kendi tarafına çekmek istediği için arada bizi harcamış mıdır? Alman-Osmanlı yakınlamaşı temel olarak Berlin Antlaşması sonrası hasıl olmuştur. İngiliz diplomasisi bunu öngörerek mi bize karşı hasmane bir politika gütmeye karar vermiştir?

Aynı zamanda bu antlaşma ile İngiltere'nin bizden vazgeçmek dışında bizzat toprak bütünlüğümüze göz diken bir anlayış içine girdiği görülür. Zira günümüzde bile tam manasıyla çözüme kavuşmayan Kıbrıs sorunu adayı İngilizlerin antlaşma sonu ilhak etmesi ile başlamıştır. Acaba İngiltere Rus Harbi sonunda hasta adamın iyileşemeyeceğine kanaat getirip de mi bize karşı hasmane bir politikanın içine girmiştir? Sömürge yollarının güvenliğini düşünerek o da pay kapma hevesine mi düşmüştür?

Son olarak 1877'de anayasal bir monarşi haline gelen Osmanlı'nın meşruti yönetime geçmesi bu dış politka açısından birşey ifade etmiş midir? Yıllarca despotik düşüncenin merkezi olarak görülen Osmanlı'nın bir parlementoya sahip olması Batı'nın ve İngiltere'nin bize bakışını değiştirmiş midir? 1789'da Yaş Antlaşmasından sonra bir asır savaşmadığımız Avusturya'nın 1878 Berlin Antlaşmasından hemen sonra Bosna Hersek'i ilhak etmesi neyle açıklanabilir? Rusya'nın meşruti idareye hoş bakmadığını, Avrupa'da tek parlementosuz idare olarak Çarlığın kaldığını ve bunun hesabını Rusya'nın soracağını Rus Sefirin Bab-ı Ali'ye bildirdiğini okumuştum. Bütün bunların sorumuz açısından bir anlamı var mıdır?

İşte böyle. Biraz uzun oldu ama tam olarak çözemediğim konulardır bunlar. Görüşlerimizi bekliyorum.

_________________
avatar
Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı : 147
Yaş : 31
Nerden : İstanbul
Kayıt tarihi : 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 1878 Berlin Ant. Sonrası

Mesaj tarafından Recchie Bir 21/7/2008, 22:39

Benim sevgili kardeşim Emre ! yine ne güzel şeyler merak etmişin böyle dur bakalım biraz anlatmaya çalışalım bilgilerimize dayanarak , eğer yine de tatmin edemezsek meseleyi biraz araştırırız bakalım o zaman tozlu raflar bize neler fısıldar ? Esasen cevaplar çok klasik temellere dayanan bazı noktalarda

Şimdi konuyu iki ana eksene dayandıralım biri İngiltere nin birincil ana önemli konusu .İngiltere nin en önemli odak noktası sömürgeler dir ve de özellikle Hindistan.Hindistan ticaretinin güvenliği İngiltere için her zaman ilk önem derecesinde olmuştur bu ticaret yolunun selameti o dönem açısından her ne kadar hükümetlerinde değişiklik olsa bile ana politika eksenidir (Bugün de bir başka versiyonu devam ediyor ABD versiyonu).1870 li yıılların politik bakış açısından bakılırsa Hindistan ticareti İslam halifesine bağlı Arap yarımadası nı dolanarak Akdeniz yolunu izliyordu bu nedenle İngiltere Akdeniz e hakim başka bir güç odağı istemiyordu yani Balkanlara ve Akdenize sarkmış bir Rusya o zaman pek olumlu karşılanmıyordu Akdeniz ve Arap yarımadasına hakim ,toprak bütünlüğü korunan ama zayıf ve İngiltere ile iyi ilişkilerde olan bir Osnmanlı o an için İngiltere için yeğ tutuluyordu ve tabi bununla beraber İngiltere sömürge ve Yarı sömürge lerinde yaşayan milyonla müslüman ı unutmayalım ,tabi bu oyunun içinde İngiltere himayesinde kurulmuş bir Yunan krallığı azmadıkça destek görecekti ama İngilizlerin müsade ettiği kadarıyla (Dizide bu iyi işlenmişti hatırlanırsa)
Bir de diğer ekseni düşünmek lazım ki o da odönemde Osm yöetiminde bulunan Mithat Paşa vb kişilerin yani İT önceli olarak görebileceğimiz Jön Türk hareketinin özellikle yönetici kadrolarındaki ingiliz hayranlığı va dostluğuydu tabi bu işin görünen yüzü esas altında yatan sebep 1833 tarihli Baltalimanı Ticaret andlaşması (Buraya bir anekdot ekleyeyim müsadenizle Üniversite sıralarında 2,sınıfta Uluslararası Hukuk dersi hocam Prof Rauf Versan "andlaşma" yerine antlaşma yazdıkları için 90-100 arkadaşımızı 4.hatta 5. sınıfa kadar sürüklemişti )
bu andlaşma ile Osmanlı ülkesi bir serbest pazar haline dönmüş ve bu pazarın en büyük aktörü İngiltere olmuştu Yani klasik hikayemiz hammadde ve pazar
Değişen ne olmuştur? 1870 lerden 1900 lere doğru gelinirken Osmanlı özgürlükçü düşüğncesi 1870 lerin Romantik Özgürlükçü söylemleri ve İstibdad baskısı altında büyüyen bir neslin 1880 li nesillerin bunları yavaş yavaş aktivasyona dönüştürmeye başladıkları bir ortamda çevrelerinde örnek alabilecekleri ve /veya teorilerine dayanak yapabilecekleri en önemli hadise Alman ulusunun birliğini sağlayarak güçlü bir aktör olarak ortaya çıkışıdır İki yönlü etkisi vardır birincisi Muhalefeti örgütleyen grupların içinde ki en önemlisi (İT) dir yönetici kadronun özellikle Paris te 1902 deki kongrelerinde Prens Sabahattin-(Ahmet Rıza-Dr Nazım) ekiplerinin çekişmesinde İngiliz yanlısı Prens Sabahattin grubunun kopmasıdır bunun en önemli ana nedenlerinden bir tanesi Alman birliğinin sağlanmasındaki çimento görevi gören Pozitivizim ve Kollektivizim akımlarının İTsivil kadrolarının üzerinde,ve yine Alman subaylarınca eğitilmeye başlanan Askeri kadroların üzerinde etkili olmasıdır (bir örnek olarak benim Avatarımda kullandığım Harbiye öğrencisi Mustafa Kemal resminde Mustafa Kemalin yukarı doğru kıvrık bıyık modelinin adı Bismarck bıyığıdır ve adını dönemin Alman İmparatoru nun adından alır)Grubun önemli Teorisyeni Ziya Gökalp görüşlerini tamamen Fredrich Lizst felsefesine dayandırır tabni bu yansımaların yanı sıra Devlet yönetiminin ve 2.Abdülhamit in klasik Dengecilik politikası da vardır (İngiltere'yi Almanya ile dengelemek) bunun örneği ise Bağdat Demiryolu nun Almanlara verilmesidir.bu da zaten yeni birleşen ve şiddetle pazara ihtiyaç duyan Alman ekonomisinin arayıp bulamadığı fırsattır (Östpolitich)
ve tabi yine bu kadar yaldızı kazıyınca görürüz ki artık Alman Rus İngiliz Fransız endüstrisinde ve özellikle silah sanayinde Petrol ün kullanılmaya başlamasıdır Petrol kaynaklarına hakim olabilmek için başlayan yarış 1914 lerde Dünya savaşına giden yolun başlangıcıdır bir küçük örnek İT hükümetlerinin Harbiye nazırı ve Sadrazamı Mahmut Şevket Paşa 1913 yılında günlüğüne şunları yazıyor
"Kuveyt ve Katar gibi çölden ibaret iki kaza yüzünden İngiltere ile ihtilaf (Anlaşmazlık) çıkaramazdık.Bu önemsiz topraklardan ne gibi bir istifademiz (Faydamız) olabilirdi ?.........."

Umarım faydalı olur bir de bunlarla beraber değerlendir bakalım neler düşüneceksin
Bir de şu açıdan bakalım mı ? boşuna dememişler Tarih Tekrardan ibarettir Shocked Shocked Very Happy Very Happy
avatar
Recchie
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 127
Yaş : 46
Kayıt tarihi : 14/05/08

Kullanıcı profilini gör http://trumeli.forumv.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 1878 Berlin Ant. Sonrası

Mesaj tarafından Emre Cetin Bir 23/7/2008, 16:46

Oldukça doyurucu oldu. Özellikle İttihat ve Terakki'deki Alman etkisinin bu kadar derin olduğunu bilmiyordum. Atatürk'ün resimdeki bıyığının Bismarck bıyığı olduğunu öğrenmem bile bu etkinin derecesini anlamama yetiyor. Bu açıdan bakıldığında taşlar daha bir yerine oturdu gibi. Dengeleri değiştiren Almanya İngiltere'yi yeni dengeler arama yoluna itti demek ki. Cevaplar için çok teşekkürler Abicim.

_________________
avatar
Emre Cetin
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı : 147
Yaş : 31
Nerden : İstanbul
Kayıt tarihi : 16/05/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 1878 Berlin Ant. Sonrası

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz